DSpace Repository

Selçuklu Çağında Anadolu Tıp Kurumlarının Mimari Plan Gelişimi

Show simple item record

dc.contributor.author Kutlu, Mehmet
dc.date.accessioned 2021-09-22T07:20:41Z
dc.date.available 2021-09-22T07:20:41Z
dc.date.issued 2020-12-30
dc.identifier.isbn 978-9944-0677-8-2
dc.identifier.uri http://hdl.handle.net/11499/38742
dc.description.abstract 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Türk- İslam mimari geleneği, Anadolu’da etkilerini göstermiş ve yeni yapı türleri ortaya çıkmıştır. Bu yapı türlerinden biri de maristan, bimaristan ve darüşşifa gibi çeşitli şekilde adlandırılan tıp kurumları olmuştur. Selçuklu Çağında Anadolu’da inşa edilen tıp kurumlarında hem teorik hem de uygulamalı eğitim verilmektedir. Mimari özellikleri itibariyle darüşşifaların ortaya çıkışları ve gelişmelerinde dönemin eğitim kurumları olan medreselerin büyük etkileri veya benzerlikleri söz konusudur. Ancak zamanla darüşşifalar da gerek özel işlevleri gerekse kurumsallaşmaları sonucunda bir yapı türü olarak gelişim göstermişlerdir. İlk örnekleri bir külliye veya kompleks içinde yer alan tıp kurumlarının mimari anlamda zamanla bağımsız bir yapı ünitesi haline dönüşme yoluna girdiği görülmektedir. Mimari özellikleri günümüze ulaşamayan ancak Anadolu’da bilinen ilk tıp kurumu olan Mardin Eminüddin Maristanı bir külliye içinde konumlandırılmıştır. Kayseri Gevher Nesibe Darüşşifası ise bir medreseyle bitişik olarak inşa edilmiştir. Böylece “çifte medrese” uygulaması ortaya çıkmış ve Sivas Keykavus Darüssıhhası’nda ise iç avlulu ana yapıya bir koridorla bağlanan ek ünite uygulamasına dönüşmüştür. Kayseri Gevher Nesibe Darüşşifası’nın bitişik “çifte medrese” uygulaması Divriği’de ise bir ibadet yapısı olan Ulu Cami ile bir tıp kurumu olan Darüşşifanın bitişik inşası şekline dönüşmüştür. Tokat Gök Medrese’de ise eski bir medresenin bazı ünitelerinin yeni yapıya entegrasyonuyla oldukça ilginç bir tecrübe yaşanmıştır. Dönemin son yapısı olan Amasya Darüşşifasının ise tamamen bağımsız bir yapıya dönüştüğü görülmektedir. Kayseri Gevher Nesibe, Divriği ve Amasya Darüşşifalarındaki ortak mimari özelliklere bakıldığında Anadolu’ya özgü ortak bir “darüşşifa” plan tipi kavramına ulaşıldığı söylenebilir
dc.description.abstract After the victory at Manzikert in 1071, the Turkish - Islamic architectural tradition has shown its impact in Anatolia and new building types have emerged. The Medical institutions as one of these building types were named with various terms such as maristan, bimaristan and dār al-shifā. They had provided both theoretical and practical education. The emergence and development of dār al-shifā in terms of its architectural features is related to madrasas, the educational institutions of the era which have many similarities and largely affected it. However, over time they have developed as a distinguished type of building with both their specific functions and institutionalization. The first examples of the medical institutions were located in architectural complexes or as part of multifunctional structures. Then they have turned into an independent building unit in time in terms of architecture.The Maristan of Eminüddin at Mardin, which is the first known medical institution at Anatolia but not survived until today, is located in an architectural complex as the Dār al-shifā of Gevher Nesibe at Kayseri that was built adjacent to a madrasa. Thus, the concept of "double madrasah" has emerged but it was applied at Keykavus Darüssıhha at Sivas with an additional unit of spaces and a corridor to the main madrasa. The concept of "double madrasah" has evolved into the adjacent building of the Great Mosque and Dār al-shifā at Divrigi. Also there is a very interesting experience in Gök Madrasa at Tokat with the integration of some units of an old madrasa into the new building. However, Dār al-shifā of Amasya, as the last building of the era,reached into a completely independent structure. Considering the common architectural features of the dār al-shifās at Kayseri, Divriği and Amasya, it can be concluded that the common architectural concept or design of a "hospital" plan have emerged during Seljuk period.
dc.language.iso tr tr_TR
dc.rights info:eu-repo/semantics/openAccess tr_TR
dc.subject Anatolian Seljuks, medieval hospitals, architectural plan, tr_TR
dc.title Selçuklu Çağında Anadolu Tıp Kurumlarının Mimari Plan Gelişimi tr_TR
dc.title.alternative The Architectural Plan Development of Anatolian Medical Institutions during Seljuk era tr_TR
dc.type presentation tr_TR
dc.contributor.authorID 0000-0002-3075-3965 tr_TR
dc.identifier.volume 3 tr_TR
dc.identifier.startpage 167 tr_TR
dc.identifier.endpage 201 tr_TR
dc.source.title Uluslararası Türk Kültürü ve Sanatı Sempozyumu (29-30 Ekim 2020) Bildirileri Kitabı tr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record